18 Kasım 2022 Cuma

TÜRKİYE’YE BAŞ GEREK (ŞİİR)

 Gözbebeğine yaş gerek

Sağlam zemine taş gerek

Cebe maaş gerek

Mideye aş gerek

Türkiye'ye 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dinden baş gerek,

Siyaset hem toplumu bölmekte, hem insanları birbirlerine düşman etmekte

Hem yasa, hukuk, adalet diye ülkeye akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık 

Ve insanlıkdışılık getirmekte

Özel sektör hem vatanı ve toplumu sömürmekte

Hem ahlakdışılığı ve bilimdışılığı baştaçı(baştacı) etmekte

Eğitim ahlakçı, bilimsel, insanlığa örnek insan değil yoz insan yetiştirmeye yöneltmekte

Üniversiteler lise düzeyine inmekte

Medya yandaşlık içinde, ve magazin adı altında çirkefliğe dönüşmekte

Sarmakta heryanı moda ve ünlü diye ahlakdışılık, astroloji ve falcılık diye bilimdışılık

Sanat deliliğe, iğrençliğe ve kepazeliğe dönüşmekte

Devletin memuru bile akıldışı, ahlakdışı giyinmekte, topluma doğru örnek olmamakta

Din öğretenler din diye, demokrasi öğretenler demokrasi diye kendi çıkarlarını öğretmekte

Medenilik önce ahlak ve bilim bilmekte

Ülke Sodom, Gomora, Pompei olmaya götürülmekte

Türkiye her doğan günle daha yanlışa gitmekte

Türkiye'ye 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dinden baş gerek,

Ülke akıldışılığa, ahlakdışılığa, bilimdışılığa, insanlıkdışılığa doğru götürülmekte

Demokrasi, laiklik, özgürlük diye ahlakçılık ve bilimsellik değil utanmazlık öğretilmekte

Güneş insancalığa değil akıldışılığa, bilimdışılığa, ahlakdışılığa, bilimdışılığa

İnsanlıkdışılığa olmakta ışık

Yemekte ülkeyi akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, ve insanlıkdışılık kaşık kaşık

Ahlakçılık ve bilimsellik demek olan akıl-ruh sağlığı bu duruma şaşık

Türkiye'ye 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine uygun baş gerek.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 19.11.22/04.58


16 Kasım 2022 Çarşamba

DEME (ŞİİR)

 'Seviyorum' deme insan

Hayvanlar da sever

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Aşığım' deme insan

Hayvanlar da aşık olur

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Mutluyum' deme insan

Hayvanlar da mutlu

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Ben konuşuyorum' deme insan

Hayvanlar da kendi dillerinde konuşurlar

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Çalışıyorum' deme insan

Hayvanlar da çalışır

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Ben iyi bir insanım' deme insan

Değirmen taşı da iyidir

Ancak taştır

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Ben yararlı insanım' deme insan

Ispanak da yararlıdır ancak ottur

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Benim teknolojim var' deme insan

Kuşlar da kendi teknolojileri ile uçarlar

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Ben ilaha inanıyorum' deme insan

Puta tapıcıların da ilahı var

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Özgürlükten yanayım' deme insan

Hayvanların da özgürlükleri var

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Ben düşünüyorum' deme insan

Hayvanların düşünenleri de var

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver,

'Ben insanım' deme insan

İnsanı insan yapan

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinin içindeki özelliklerdir

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği dinden haberin var mı

Sen ondan haber ver.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 16.11.22/18.15


23 Ekim 2022 Pazar

HALK OYLAMASI YA DA REFERANDUM DEMOKRASİ DEĞİL DİKTATÖRLÜKTÜR SAVIM (ŞİİR)

 Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Hem demokrasiyi kullanmak, hem de demokrasiye ihanet etmek durumu içinde bulunmakta

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Varlığını demokrasiye borçlu olmasına karşın sözcüklerin içlerini boşaltıp

Sözcüklerin içlerini saçmasapan, abuksubuk ya da sözcüğün gerçek anlamına aykırı

Durumlarla doldurmakta

Ve insanlığı demokrasi diye demokrasiye aykırı, insanlıkdışı bir dünya türüne doğru

Götürmek durumu göstermektedir

Örnek ki kendi yaptığı yasaları insanlığa hukuk, adalet diye yutturmaktadır

Oysa adalet ahlakçılık ve bilimselliktir ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Yine örnek ki siyaset özgürlüğü serbestlik olarak yutturmaktadır

Oysa özgürlük ahlaka ve bilime uygun serbestliktir yani ahlakçılık ve bilimselliktir

Ancak siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünyadır,

Yine örnek ki siyaset halk oylaması ya da referandum dediği şeyi

İnsanlığa demokrasi olarak yutturmaktadır

Oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Yani halka değil ahlaka ve bilime sormaktır

Ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Bu nedenle de çözümleri ahlaka ve bilime değil ahlakı ve bilimi umursamazlık

İçinde bulunan insanlığa sormaktadır

Bu nedenle ki halk oylaması ya da referandum denilen şey

Gerçekte demokrasi değil diktatörlüktür,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün fark ahlaktır

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark da bilimdir

Bu nedenlerle ki halk oylaması ya da referandum olan yerde

Demokrasi değil diktatörlük vardır,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimsellik demek olduğu için

Başka türlü de anlamı ve gereği olmadığı için

Demokrasinin amaçı(amacı) ahlaka ve bilime aykırılığı değil

Ahlakı ve bilimi mutlu etmektir

Bu nedenle ki bir ülkede insanların tümü mutlu olsa

Ancak bir tek alim ya da alime mutsuz olsa

O ülkede demokrasi yok demektir

Demokrasinin ölçütü ahlakdışı-bilimdışı insanlar değil, ahlakçı-bilimsel insanlardır

Durum ki siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya

Halk oylaması ya da referandum denilen şeylerle hem insanlığı aldatmakta

Hem de varlığını sağlamlaştırmaktadır,

Düşünün

Sodom, Gomora, Pompei denilen ahlaksız yerlerde

'Ahlaksızlık yasaklansın mı?' sorusuna halklarının çoğunlukları 'Hayır' derlerdi

Düşünün

Nazi imparatorluğunda

'Vahşet yasaklansın mı?' sorusuna halkının çoğunluğu 'Hayır' derdi

Genelevlerde halk oylaması ya da referandum yapılsa 'Fuhuşa evet' çıkar

Meyhanelerde halk oylaması yapılsa 'İçkiye devam' çıkar

Durum ki halk oylaması ya da referandum denilen şey saçmalığın dünyasıdır

Çünkü ahlakı ve bilimi umursamazlıktır

Halkı onurlandırmak değil halka ihanettir çünkü ahlaka ve bilime ihanettir,

Anayasa denilen şey ahlak ve bilim ile dolmalıdır

İnsanların ahlakdışı-bilimdışı istekleri ile değil

Yoksa anayasa demokrasiye ve akıl-ruh sağlığına değil

Babalaragelmeye(Babalara gelmeye)

Yani ya Batıda olduğu gibi ahlakdışılığın diktatörlüğüne

Ya da Doğuda olduğu gibi bilimdışılığın diktatörlüğüne yardım eder

Halk oylamasına ya da referanduma hayır

Ahlaka ve bilime evet

Yoksa demokrasi denilen şey diktatörlüğe dönüşür

Diktatörlük de demokrasi diye yutturulur

Çünkü siyasetin kendisi zaten akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı olduğu için

Yasaklanmalıdır

Yani yasaklanması gereken birşeyin halk oylaması ya da referandum yapması

Tuhaftır, gülünçtür, utançtır, mantıksızlıktır, tutarsızlıktır, aldatmacadır

Bu nedenle ki diktatörlüklerin sevdikleri şeylerden biri de halk oylaması

Ya da referandum denilen şeydir

Çünkü siyasetin de, diktatörlüklerin de ahlaka ve bilime soracak cesaretleri yoktur

Çünkü hem ahlakdışı ve bilimdışı dünyalardır

Hem de halkları kolayca kandırabilirler ancak ahlakı ve bilimi kandıramazlar

Çünkü ahlakın ve bilimin doğru, evrensel ölçütleri vardır

Halk oylaması ya da referandum denilen şey ya diktatörlüğü sürdürmek

Ya da diktatörlük getirmek içindir

Bilin ki ahlak ve bilimsellik olmayan yerde diktatörlük vardır

Çünkü ahlak ve bilim evrensel vicdanın başlangıçıdır(başlangıcıdır)

Hiçbir referandum ahlakçı ve bilimsel sonuç istemez

İstese zaten halka değil ahlaka ve bilime sorar

Halk oylaması ya da referandum demokrasinin değil diktatörlüğün belirtisidir

Zaten doğru halk 'Bana değil ahlaka ve bilime sorun' der

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in

Ve 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün dediği gibi.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.22/16.10

19 Ekim 2022 Çarşamba

AH SİYASET VAH SİYASET (ŞİİR)

 Toplumu bölen, insanları birbirlerine düşman eden

Ahlaka ve bilime yoldaşlık değil kapitalistliğe kölelik eden

Ah siyaset, vah siyaset

Ya vahşilik ya ahlaksızlık getiren

En tehlikeli yandaşlık olan

Ah siyaset, vah siyaset,

Bilmez misin demokrasi demek siyasetçilik demek değil

Ahlakçılık ve bilimsellik demek

Bilmez misin medenilik demek herşeye boyuneğmek(boyun eğmek) değil

Ahlakçılık ve bilimsellik demek

Bilmez misin adalet demek senin yaptığın değil

Ahlakın ve bilimin yaptığı demek,

Ah siyaset, vah siyaset

Bak 'Önce ahlak ve bilim' diyor Muhammed

Bak 'Önce ahlak ve bilim' diyor Atatürk

Sense ne ahlak dinliyorsun ne bilim

Ah siyaset, vah siyaset,

Hükümdarlığın seçim sandıkılı(sandıklı) halisin sen

Diktatörlüğün takımgiysili(elbiseli), kıravatlı(kravatlı) halisin sen

Oy almak için ahlaksızlıklara, bilimdışılıklara, insanlıkdışılıklara serbestlik veriyorsun

İnsanlığı da, dünyayı da insanca olmaktan uzaklaştırıyorsun

Demokrasinin de, dinin de arkasına saklanıp demokrasi düşmanlığı, din düşmanlığı

Canavarlık yapıyorsun

İnsanlığa karşı suç sayılıp yasaklanmalısın artık sen

Ah siyaset, vah siyaset

Defol git de ahlak ve bilim ile aydınlansın dünya, ilerlesin insanlık

Binlerce üniversite olan dünyada bilgeliği değil deliliği olağanlaştırmaya çalışan

Atası, soyu ahlak ve bilim değil katliam olan

Ah siyaset, vah siyaset.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 20.10.22/09.09


23 Aralık 2009 Çarşamba

PROVOKATÖR MEDYA , PROVOKATÖR HÜKÜMET

Batının, ülkemiz üzerinde açık açık, göstere göstere oynadığı iğrenç, aşağılık oyun ve Avrupa Birliği’ne para ve bencil mutluluklar için, ne olursa olsun, yüze bile tükürülmeyi yağmur saymak deliliği ile girmek çabaları beni öylesine öfkelendirdi ki bana "Avrupa duy beni" adlı şiirimi yazmaya zorladı. Anladım ki batı, başka dilden anlamayacak. O şiirimden bir gün önce de "Polisler suç işliyor, savcılar neden bir şey yapmıyor?" adlı yazımı yazmıştım, ülkede, hukukun polisçe bile hiçe sayıldığını ve bu gidişin kötü olduğunu anlatabilmek için. Ve iki gün sonra, Muş’ta, bir esnaf "göstericileri" silahla taradı ve ikisinin ölümüne neden oldu.

Medya, haber bültenlerinin ilk 15-20 dakikasını, kasıtlı olarak Kürt, Dtp ve pkk haberlerine ayrıyor, bu haberleri vermek için yarışıyor, diye uyarmıştım daha önce de. Açık açık söylüyorum; medya gündüzleri karı oynatıp akşamları da Kürt, Dtp, pkk haberleri vermek için yarışıyor… Medya, ne yaptığını bilmez bir pavyon medyası niteliğine dönmüştür… Bazı internet sitelerinde, ordunun , faşist pkk’ye karşı operasyon haberlerine, resim olarak askerin resimleri yerine pkk’nin eğitim resimlerini, propoganda resimlerini koyanlar vardı, bu hainlikleri doğal ki ilgimi çekti ve bunları şikayet edip bu hainliği önledim ki içlerinde büyük bir gazetenin sitesi ve ünlü bir haber sitesi de vardı… Sanıyorlar ki bir ülkede herkes uyur…

Medya; ellerinde molotoflarla, taşlarla sokaklara, insanları, araçları ve iş yerlerini yıkmak; yaralamak, cinayet, kundaklama için çıkmış insanlara "gösterici" demekte. Ve eğer yaşları, 18 altında ise çocuk demekte ve hem bu cinayet ve kundaklama eylemlerini hem de bu amaçlı eylem yapan faşist pkk’lileri masum göstermeye çalışmaktadır…

Gösterici başka şeydir. Gösterici, gösteri yapmak için sokağa çıkar; insanları, araçları, iş yerlerini yakmak, taşlamak İnsanları yaralamak, öldürmek için değil. Bu amaçla sokaklara çıkıp eylem yapanlara gösterici değil haydut, eşkıya, terörist, cani denilir. Sivas’ta otel yakıp insanları öldüren dincilere demediğini bırakmayanlar nedense insanları, araçları, iş yerlerini yakan faşist pkk’lilere "gösterici" demektedir.. Sanırım bu "göstericiler" medyaya saldırsalardı, medya bunu yapmazdı ama demek ki medya "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" dediği gibi bir de kendine dokunmayan yılanlardan reyting yapmaya çalışıyor. Eminim ki bu ruhsuz, kişiliksiz, psikopat, sosyopat, pavyonsal medya, 1919’da olsaydı; Kurtuluş Savaşı’nda yer almak yerine emperyalistlerin Anadolu’yu işgalini naklen verip reyting yapmakla uğraşacaktı…

İşin daha ilginci, hükümetin de bu pkk’lilere "gösterici" demesi… Hükümet bile gösterici ile teröristi eşit tutuyorsa medyaya ne diyebiliriz ki… Ama aynı medya ve hükümet; Ergenekon Örgütü’ne terörist demektedir zevkle… Bir medya, bir hükümet; insanları, araçları ve iş yerlerini yakmak, ülkeyi bölmek, yıkmak için sokaklara çıkanlara terörist yerine gösterici diyorsa, bunu durup bir düşünmek gerekir.

Teröristlere, pkk faşistlerine; çocuk, gösterici, demokratik açılım, v.b. gibi adlarla şirinlik, masumluk kazandırmaya bilerek ya da bilmeyerek hizmet etmek, gerçek provokasyon’nun ta kendisidir. Öyle ki Muş’taki bu ölümlü olaydan sonra Muş valisi, yani devletin valisi bile "Toplumun, ülkenin hassas değerleriyle oynamayın" diye hükümeti uyarmak cesaretini göstermiş, bu cesarete zorlanmış, taşırılmıştır…

Bu medya ve hükümet iyi ki Yunanlılar, İzmir’i işgal ettiklerinde yokmuşlar yoksa Türk Halkı’na; sakin olmalarını, provokasyona düşmemelerini, bunun bir provokasyon olduklarını söyleyeceklermiş. Gerçek provokasyona; halka sakin olmalarını, olaylara seyirci kalmalarını söyleyerek medya ve hükümet yapmaktadır. Aynı hükümet, Sivas katliamı sırasında başbakan olsaydı, bu katliam için ne derdi acaba? Aziz Nesin’i mi suçlardı, katliamcıları mı? Aziz Nesin’i suçlayacağını düşünüyorum. Öyleyse şimdi neden aynısını yapıp da sokaklardaki pkk faşistlerine "çocuk", "gösterici" demeyip de terörist, faşist diyerek yapmıyor? Oysa Mhp’ye kolaylıkla faşist diyebiliyordu… Demek ki medyaya ve hükümete göre yurtseverler, milliyetçiler, komünistler faşist ama bölücüler, Abd, Ab, pkk değil. "Terörün vatanı, milliyeti, dini olmaz" diyenler, neden acaba "terörün yaşı olmaz" da demeyi öğrenmiyorlar? Çocuğuna tokat atanı, mahkemeye verip çocuğunu elinden alıp kurumlara verenler neden acaba insanları, araçları, iş yerlerini yakan çocukları, ailelerinden alıp kurumlara vermiyorlar? Kadına, çocuğa şiddete karşı olanlar neden acaba çocukların şiddetlerine seyirci ve olumlu yaklaşıyorlar? Kendilerine "Sivil Toplum Örgütleri" diyen ama gerçekte ise emperyalizmin ajan sivil toplum örgütleri olan örgütler neden acaba faşist pkk yanlısı bu sözde çocukların ve göstericilerin terörüne cephe alıp tepki göstermiyorlar?

Evet tüm bunlar yapılmadığı için ki Muş’ta bir esnaf, kendini ve malını korumak için, bu sözde göstericilere silahla ateş etmek zorunda bırakılıyor. Gerçekte toplum, sakin olmaya, tepkisiz olmaya çağrılarak emperyalizmin gerçek provokasyonuna düşüyor medya ve hükümet… Gerçek provokasyon, bu çağrıdır; teröristlere çocuk, gösterici demektir…

Medyanın, domuz gribiyle ilgili haberlerine, "Böyle haber verip durmayın, konuyu abartıyorsunuz" diye tepki gösteren hükümet , neden acaba, medyanın, haber bültenlerini Kürt, Dtp ve pkk haberlerine, gösterilerine bu kadar çok ve en başta yer ayırmasına ve teröristlere çocuk, gösterici yerine neden terörist, faşist dememelerine ve polislerin, yakaladıkları göstericileri adalete teslim etmek yerine şeker, muz, ayakkabı, top vererek salmalarına tepki göstermiyor? Her olayın altında Ergenekon arayan başbakan neden acaba Tokat’taki terör olayının arkasında pkk aramakta zorlandı?

Demokrasinin temel ölçütü hukuka, yasalara uygunluk değil emperyalizme, sömürüye, barbarlığa karşı olmaktır. Bu nedenle, emperyalizme karşı olmayan herkes faşistin, demokrasi karşıtlığının önden gidenidir… Kendilerine, sivil toplum örgütü diyenleri uyarıyorum: Siz gerçekte bu toplumun örgütleri değil Abd ve Ab emperyalizmlerinin örgütleri, ajanları, provokatörlerisiniz…

Emperyalizme ve maşalarına karşı tepkisiz kalmak ne Atatürkçülük’le ne milliyetçilikle ne komünistlikle ne dinlilikle bağdaşmaz…

Gerçek provokasyon, sokakları emperyalizmin, faşist pkk’nin uşaklarına teslim, terk etmektir… İşte bu provokasyona düşüldüğünde ki emperyalizm amacına ulaşır. Gerçek provokasyon, emperyalizme, barbarlığa, teröre sessiz, duyarsız kalmaktır…

Medya aklını başına toplamalı; emperyalizmin, faşist pkk’nin değil bağımsız, özgür ve Ulusal Türkiye’nin medyası olmalıdır; ekranlarında karı ve faşist pkk’yi oynatıp haince reyting yapmayı bırakmalıdır… Ülkeler hukukları kör, sağır, dilsiz olsalar da hukuk böyle bir hukuku korumaz. Türklerin sabırı; çay pişirmek için ateş yakmakta değil demir dağı eritmek gerektiğinde biter.

Kurtlar Vadisi dizisine, faşist, çocuklara kötü örnek oluyor, diye tepki gösterenler acaba neden sokaklarda insanları, araçları, iş yerlerini yakan pkk faşistlerine aynı tepkiyi göstermiyorlar? Adım gibi eminim ki Kurtlar Vadisi dizisine tepkiyi örgütleyen de Türkiye’de, emperyalizm ve faşist pkk karşıtı ulusalcı milliyetçiliğin oluşmasını önlemeye çalışan Abd ve Ab emperyalistlerinin, faşistlerinin kendileriydi…

Unutmasınlar ki Atatürk öldü ama Atatürk’ler ölmedi….

Sus, sustukça sıra sana gelmez belki ama susmakla provokasyona düşmemiş değil düşmüş olacaksın ey toplum… Provokasyona düşmemek istiyorsan bağır; düşmana anladığı dilden karşılık ver… Yoksa bu medyanın ve hükümetin gözünde, emperyalist Avrupa’nın, Anadolu’yu işgal etmesine karşı savaşmış olan Mustafa Kemal bile provokasyona düşmüş sayılır. Bu hükümet; Abd ve Ab emperyalistlerinin dost değil düşman olduğunu öğrenmeli… Ama ne Tbmm ne Türkiye acemi siyasetçileri, cahil siyasetçileri, bilinçsiz siyasetçileri eğitim merkezi değildir…

Medya ve hükümet; pkk faşistlerine gösterici, çocuk değil terörist, faşist, eşkıya, haydut demelidir yoksa emperyalizmin bu provokasyonuna ortak sayacak tarih onları… Onları masum göstermeye, demokratik göstericiler göstermeye değil medyanın Cumhurbaşkanı’nın bile hakkı yok…

Emperyalizme ve teröre karşı savaş ve ulusal, bağımsız, özgür, ileri Türkiye; etnikçilik, objektivizm, futurizm, yaşam koçluğu, astroloji, medyumluk, cinsel yozlaşma, reenkernasyon gibi emperyalizmin felsefelerine karşı savaşla birlikte yürütülmedikçe başarıya ulaşamaz...

Gerçek ki Türkiye'de, kapitalistler gibi devrimciler, ilericiler, laikler, demokratlar da yozlaşmışlar...

Demokratik açılım geçekte ''provokatif açılım''dır...

Hukukçular, yüz yıllık uykunuz daha bitmedi mi? Yahu Roma İmparatorluğu yıkılalı nice oldu, sizin Roma Hukuku'nuz hala yıkılmadı... Ne hukukmuş be...

(İlgili yazım: Polisler suç işliyor, savcılar neden bir şey yapmıyor?)

Necdet Gürçiftçi

2009-aralık